üç ay kadar bir süre yokum..
3 ay sonra gözüm görmesin seni yaşlanırsın sen püüüü
nolduuu kpss kpak oldu demi nihohoh sesin çıkmaz işte böyle ben sana hayvan barınağı açıcam orda çalışırsın
daya yirisn heaaa :D
ahh hemşom ahh puan kalmadı verdim sana helal bee
:)
hemşonuz teşekkürler eder o zaman efenimm.
tezlerini çürütmeye çalışıyorum pjpj tavuk bu yani mangalda yanında buz gibi bir birayla fena gider pişirmeyelimde besleyelim mmi eheh hea onu annemler yapıyo zaten yumurta falan böyle : )
pişirmeyelim de besleyelim mi..
emin ol onun görüşünü alsaydın,
evet evet ben yenilmek istiyorum,salam sosis olmak, bonfile fileto vs olmak; sonra da dönüşüp direkt lağıma gitmek istiyorum derdi. evet evet aynen bunu derdi
ya tamam bu barınaklar falan düzenlenmeli edilmeli de
o baştaki resim bana uymaz
bonfilesiz hayat hayat değildir!
:)
onun adına pazarlama statejileri ve tuzaklar diyoruz işte.
neyse; önceliğimiz hayvanların nesne olarak görülmememesidir, kendi cinsimizde olduğu gibi hisleri ve düşünceleri bulunur; bunu öğrenmek için aşama kaydedelim yeter ki, çok ilerlemiş olacak o vakit insan türü.
ama arnavut ciğeridir, tas kebabıdır, iskenderdir...
bunlarda olcak demi aşama kaydettiğimizde
benzer ve de benzersiz şahane tatlar var et ürünü içermeyen. et sanayii var ya bundan nemalanan, çıkarlarını binbir baharat ve pişirme usülleriyle koruyorlar tuzaklarla.. bitki ve sebze sanayiisi et sanayiisi kadar geliştirilse bütün bu kıyımlar ve zulümler de kalkacak. et tadını veren bir sürü şey keşfettim işin içine girince. o alana girmeden bilemiyorsun tabii. ama önce bilinç lazım ve tabii kararlılık, karşı duruş gerekiyor ki devamı gelsin.
olmaz öyle, biliyorum ben o dediklerinin bi kısmını
lezzetini de geçtim, yedikten sonra salgıladığı hormnon bile aynı değil...
Vejeteryan olmanın tek bi yararı olabilir. olaki bi zombi filmini yaşıosun, ısırıldın... Vejeteryan zombi olduğun için insanlar seni sevio falan
gerisi falan fıstık...
ama eziyet etmeden alalım bonfilesini, pirzolasını elbette
manzara ilginç oldu tabii şimdi..
lan benim resimlere laf ediyon senin koyduğun hayvan resimlerine bak peaah
bak şimdi dediğine..
ikisi çok farklı şeyler.
biri öldürmeyi teşvik ediyor; öteki hak gaspına karşı acil uyarı yapıyor.
yok öyle bieşy ya bunu gören çocuk köepeğe şiddet uygulayabiir ana nasıl oluyoku lan bi deneyelim diye somuçta şiddet unsuru
:)
Biraz desteksiz oldu. zira 'nasıl oluyo ki lan' kısmı bugüne kadar sürekli gördüğümüz ve haberi gelen bir eylemdi.
yoo gayet destekli bak benim içimden geldi mesela tavuğu hızarla kessek daha acısız mı olur mesela denemek lazım
tavuğu kessen ne olur kesmesen ne?
şiddetli bir acı ardından ölüm acısı içinde çırpınacak ve ölecek.
peki bunun nesi sır?
en basitinden ufak bir acı testi ister misin?
eline bir iğne batır bakalım canın nasıl yanacak.
kısaca sen işin dalgasındasın
ama benim eğlendiğim bir alan değil bu dostum.
hayvanların akl olduklarından şüphem yok,ben de çok hayvan besledim zamanında ve gerçekten çok severim hayvanları...ama kargalarda özel bi durum olmalı yaa..yani öle hissediom,var de bana ya onlar çok zeki falan de ne bilim...
(:
tamam, diyeyim, seni mi kırcam.. karga türünün nerdeyse tüm cinsleri çok zekidir arkadaşlar. karga hikayeleri hem gülmekten öldürür, hem de birlik oluşlarıyla ve birbirlerini kollamalarıyla insanı utandırır..
ben kargaların çok özel olduklarını düşünüyorum..kargalara karşı ayrı bi ilgim var..sokakta bakıyorum bi kargaya çok dikkatli,hareketleri insan gibi sanki,sanki düşünüolar bizler gibi ya..çok ilginç gelio bana:)
ilginç değil aslında insanlara benzemeleri..ya da şöyle diyeyim; sadece kargalarla da sınırlı değil bu zeka durumu. hayvanların da aklı var, tıpkı insan gibi durumu düşünebiliyorlar, hissediyorlar,seziyorlar,üzülüyorlar, seviniyorlar,depresyona giriyorlar ve hatta intihar ediyorlar.. yazık ki insanın sınırlı bilinci, çıkarcı ve faydacı işleyen görüş biçimi hayvanları nesne konumuna düşürme algısı yaratıyor. bu bir algı yanılması. yanlış algılama... kesince kanayan,acıyan bir hayvanı ya da yavrusunu yersem insan ve de insan yavrusunu da yemem ters değil. Her ikisi de et çünkü.
o halde hayvanları mal, eşya olarak görmekten vazgeçmemiz gerekiyor, kendi haklarımızı savunurken söylediklerimizle çelişmemek için.
ama yazık ki daha o raddeye gelemedik insan türü olarak.. öncelikle hayvanların yaşamlarına dokunmaktan ve hayatlarına kastetmekten vazgeçmesi gerekiyor insan türünün.
ve ayrıca evet, kargalar çok zeki hayvanlar..uzakdoğuda bir ülkede yaşayan kargaların, trafikte, gagalarından bıraktıkları cevizleri kırmızı ışıkta arabalar durunca yedikleri sıradan hale gelen ve gözlenen bir olaymış misal
:)
sonunda benim gibi birini buldum.
seni görmek çok güzel=)
Teşekkürler..
demek ki sen de bilinci açık nadir insanlardan birisin =)
Umarım ilgilenen veya edinmek isteyen birileri çıkar.
nesin sen yahu:D
?
:)
heee tamam anladım:D
içim gitti varya fotolara :S :(
hepsi gerçek.
biz insanlar yapıyoruz bütün bunları onlara..
bunun için lütfen herkes için biraz bilinç...
bgd.org.tr/
başlangıç için.
deli kız :D
kendine bak sen önce
forever münise :P :D
bana bu lakapla hitap etmesen bir de çok daha iyi olucek
:P
slm
etiketlere
tşkler
münise bu galıba yenı :D baksana etıketler ıcın teşekkür edıo :D sen gene ıyısın kardeş bu yaratık varya bana ilk etıketını hayvanları koruma etıketı deılde kızlar bu cocuu kacırmayın dıye yazmıştır rahatsız ruh ikizim :P
beni işfa edersin heee!
ulan senin bütüüüün saçlarını üçeer beşeer yolucam beğencek kız kalmıcak gör sen :P
Bir deniz kıyısında oturup, payıma düşen harika manzaranın tadını çıkarmaya çalışarak - her zaman olduğu gibi- görsel bir şölene dönüşen anlarını değerlendiriyorum günbatımının. Yeryüzü serüvenimde edindiğim deneyimler sonucu “yaşanmış en mutlu anlar” diye nitelendirdiğim gökyüzü, eşsiz bir tabloya dönüşerek an be an değişimini sürdürüp, akıp geçiyor gözlerimden.
Hayranlığımın gözle görünür bir hale geldiği bu saatlerde, Güneşin giderayak renkten renge soktuğu denizi, bulutları, ilerde görünen kayalıklarda dinlenen martıları ve o kayalıkların arkasından süzülerek zamanın ucuna yetişmeye çalışan yelkenli bir teknenin nazlı nazlı ilerleyişini seyrediyorum.
Giderek etrafımdan uzaklaşan gündelik seslerin yerini, dalgaların kumları usul usul içine çekerken çıkan fısıltılar alıyor
Şaşkın ve hayranım.
Birden bacaklarımda dolaştığını hissettiğim bir şey ürpermeme neden oldu. Ne olduğunu anlamak için bakışlarımı günbatımından ayırdığımda, bir kediyle göz göze geldim.
Yüzüme bakıyor toprak rengi gözleriyle.
Görüntümün onun için hiçbir şey ifade etmediğini biliyorum, gözlerime bakması ve kendime has kokum yeterli beni tanıması için.
Bacaklarıma sürtünmesine devam ederek, kendi kokusu ile benim kokumu bütünleştiriyor; bir kaç adım uzaklaşıp geri döndüğünde olası bir yabancılığın giderilmesi için gerekli bir işlem bu.
Sıradan, tekir diye tanımlanan bir kedi gibi gözükse de dikkat edildiğinde desenlerinin arasında -atalarının gelmiş geçmiş renklerini içeren- tutam tutam farklı tüycükler serpiştirildiği görülebilir.
Çıkarlarının sırrına ermiş bilgiçliği ile gözlerime bakıyor, başını okşuyorum. Mırıltıları mutlu olduğunu belirtircesine yükseliyor vücudundan.
Her canlı gibi özenle var olmuş, esnek bir bedeni olan sağlıklı, sevecen bir kedi o.
Toprak gözlü kedi diye sesleniyorum usulca.
Kedi ile aramda giderek gelişen sıcak duygular oluşuyor
Bir başka canlının daha bakışlarını üzerimde hissettim, aynı anda kedi yerinden zıplayıp kucağıma çıktı.
Ben kahkaha attım, bizi izleyen güzel gözlü kadın ani bir refleksle irkildi, kedi mutluydu, ben ona gülümsüyordum. Kadının bakışlarındaki dehşetin sebebinin ben mi, kedi mi, yoksa biz mi olduğunu düşünmüyordum o an.
Kediyi kadının şaşkın bakışları önünde sevmeye devam ettim.
Güzel gözlü kadının bebekliğine kadar dönüp, genç annesinin ev işlerinden bezdiği bir zamanda, uslu olup, kendisini rahat bırakması için bebeğine yüksek sesle dört ayaklı dostlarımız tarafından yenebileceği hatırlatılıp, korkutulmuş olabileceğini tahmin etmeden önce çok daha ötesini düşündüm.
Kadının ilk atalarından birisinin, o dönemin kedigillerinden birine av olma ihtimali yüksekti ve bu av esnasında ciddi bir uzuv kaybıyla sağ kalıp, yaşadığı dehşet anlarındaki duygularını ve nefretini kendi genlerine yükleyip, son torunu olan güzel gözlü bayana, değerli bir miras gibi nakletmiş olabilirdi.
Bakışlarındaki dehşetin ve o istemsiz irkilmenin nedenini sorsam şimdi kendisine “ Amaa çok pis hayvanlar, tüyleri de var” gibisinden bir cevap alacağımdan eminim.
Konu bu da değil.
İnsanın kendi dışındaki canlılara beslediği duygular ne garip. Neredeyse kendisine sorulup, fikri alınmadan yaratılmış bir Dünya’ya kırgın duruyor bazı insanoğlu.
Çoğu şeyin var olmasının gereksizliğine inanmış gibi davrananlar var “ Ah ben olsaydım bak nasıl yaratırdım, görürdünüz” der gibi.
Her neyse…
Kadının duyduğu tepkinin nedeni ben, toprak gözlü kedi; kısacası biziz.
Elinde olsa beni baştan yaratırdı ya da vazgeçerdi yaratmaktan. Keşke sevmeyi deneyebilseydi birçok şeyi. Harika bir manzaraya eşlik eden hoş duyguları kaçırdığından haberi yok.
Kedi, sevgi ihtiyacını tatmin etti ve ona verecek bir yiyeceğimin olmadığına da ikna olarak kucağımdan atladı, yanımdan uzaklaştı,
Kadın; sedefli, pembe rujlu dudaklarını büzmüş, tiksintiyle bakan bol rimelli gözleriyle kediyi takip ediyordu; kendisinden iyice uzaklaştığına emin olduğunda, diğer masada sohbet eden bayanların saç modelleri ve kıyafetleri ile ilgilenmek üzere yön değiştirdi bakışları. Kadınlardan biri daha gülümsüyordu uzaklaşan kediye bakıp, o esnada ufuk çizgisine yaklaşmıştı güneş.
“Hey bayan” diye seslensem birden güzel gözlü kadına.
“Hey bayan kullandığınız kozmetik ürünlerinde hayvan ölüsü var”
Kesinlikle beni soğuk bir bakışla süzer ve “Ee, iyi ya gebermişler işte! ” derdi eminim.
Ne işe yarar ki hayvanlar?
Ruj, krem, parfüm yapılmadıktan sonra, başka ne işe yararlar?
Kürk, çanta, ayakkabı ve çeşitli aksesuar yapılamayacaksa var olmalarının ne gereği var?
Hah, gülerim ekolojik dengesine ben bu Dünyanın!
Bu kadın toprağa da oturamaz şimdi, karıncalardan da korkuyordur.
Kadının geçmişini, geçmiş atalarını düşünürken, güzelim manzaranın ucuna yetişemedim.
Güneş battı.
Kedi, güneş ve mor renkli bulutlar yitip gitti gözden, günışığı yerini ölgün ışıklarını kırpıştıran, tek tük yıldızcıklara bıraktı.
Karanlığı ve ortasında Kaşıkçı Elması gibi parlayan Mars’ı seyretme vakti geliyor.
Mücevher madenlerinde çalışan, boğaz tokluğundaki işçilerin çalışma şartlarının zorluğunu ve haksızlığını düşünmeye başlamadan önce dönmeliyim eve artık.
Geç olmadan.
"Sedef Kandemir"
evet bak o daha güzel aslında:)
çünkü boşş:P
:)
KENDİNE GEL TÜRKİYE!
İşte adını tekrarlamaktan midemin bulandığı adamın söylediği sözler...
Hep konuştular, demir ağlarla ördük dediler ne ördünüz laftan başka? 2003
Milli Eğitim ve laiklik kavramları değişime açıktır. 2004
CHP'nin kökü berektsizdir. 2004
Maaşım yetmediği için ticaret yapıyorum. 2004
Laik değilim, laikliği korumakla yükümlüyüm .2005
Kıbrıs'taki Türk askeri Lübnan'daki Suriye varlığına benzer. 2005
Ben ülkemi pazarlamakla mükellefim.2005
Mahkemenin türbanla ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. 2005
Bayram değil seyran değil...2005 ( Erdoğan bu sözü Cumhurbaşkanı Sezer 29 Ekim Resepsiyonu'na rektörleri davet edince söyledi, yani 29 Ekim Sayın Erdoğan için bayram da değildi, seyran da)
Ve sayın başbakanın en çok Tayyip olduğu anlar...
Güç geçindiğini göstermek için "Satılık Böbrek" yazılı bir döviz gösteren vatandaşa "Sakatatçı dükkanı değil burası " demesi 2005
Ürününün dalda kaldığından "Anam ağlıyor" diye şikayet eden çiftçiye "Ananı da al git" yanıtını vermesi 2006
Oğlunun işsiz olduğunu söyleyen babaya "Senin oğlun da işsiz kalsın, otur" diye bağırması 2006
İslami holdinglere para kaptıran holdingzedeye "Para verirken bana mı sordun" diye çıkışıp, bir de sahtekar yaftasını yapıştırması 2006
Eskiden bakanlık da yapmış, koskoca bir büyükelçiye kameraların önünde şov yaparcasına " Genelgeyle ilgili gerekli değişikliği emredeceğim" demesi 2006
Sizi bilmem,ülkemin başbakanına Tayyip diye seslenmek benim ağırıma gidiyor. Re-cep Tay-yip Er-do-ğan demek çok uzun geliyor. RTE demem, korkarım, diyen büyüklerimden biliyorum, sonra fena kafayı takıyor. Başbakan demek de içime sinmiyor. Ben artık bakanbaş diyeceğim, bence çok yakışıyor.
Yukarıdaki yazı Melike İlgün'den alıntıdır..
Ben de 'boşbakan rte' diyeceğim; bu ona daha çok yakışıyor..
=)
Bir antitez daha.. yanlış anlama kaynaklı.
Kitlelerin yıkıcı olduğu yerde, bir avuç koruyucu nedir ki?
sil onayla doğayı insandan değil insanla korumak... (selsopik ekledi)
insanı insandan koruyalım (huzunhephuzun ekledi)
yukardaki, etiket şeklinde sözde antitez olarak gönderildi...Mantığı yok bu görüşün; yanlışları değiştirmek için var güçle uğraşacağız.
sinek yakaladıklarında bile kedilerime küsen ben avatarındaki fotolara bakma gafletinde bulundum!emin ol an az senin kadar hayvan hakları savunucusuyumdur lakin böyle fotoların avatar yapılmasına kesiinlikle karşıyım!evet doğrudur gerçekler budur hal böyledir bu kadar iğrenç ve insanlık dışıdır ama panonu bi kere daha tıklayacağımı zannetmiyorum istesemde parmaklarım reddeder diyim anla gerisinmi kalbi güzel arkadaşım:(....
etiketlerinin başımın üstünde yeri var!
Teşekkürler.. ama duygusal davranmak istemiyorum ben. çünkü hayvanların uğradığı istismarı bilen bir avuç insan var; onlar da zaten hayvan koruma derneklerine üye.. insanlar bilmiyor, hiçbir şeyden habersiz gayet rahat her gün gidiyor sanayii yumurtasını alıyor rahatça, öteki canlının acı içinde ölümünü düşünmeden. durmadan gereksiz tüketiyor da bir kısmını açlıktan ölmek üzere olan kafese tıkılmış,barınaktaki canlılar için kullanmayı düşünemiyor..Ben bilerek bu kadar keskin fotoğrafları koydum, bilerek ve isteyerek. çünkü o acıyı hissettsinler, içlerinde yaşasınlar ve bu keyfi tüketimleri yapmasınlar istiyorum. Resimlerde hemen her türlü istismar örneği var: ET YEMEK, KÜRK GİYMEK, HAYVAN DENEYLERİ, HAYVAN DÖVÜŞLERİ..Ve tüm resimler gerçek; hiçbiri fotoşop değil. bunlardan sadece biri protesto resmi; PETA'nın et paketi..
"her zaman sarhos olmali. her sey bunda: tek sorun bu. omuzlarinizi ezen, sizi topraga dogru çeken zaman’in korkunc agirligini duymamak için, durmamacasina sarhos olmalisiniz.
ama neyle? sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz. ama sarhos olun.
ve bazi bazi, bir sarayin basamaklari, bir hendegin yesil otlari üzerinde, odanizin donuk yalnizligi içinde, sarhoslugunuz azalmis ya da büsbütün geçmis bir durumda uyanirsaniz, sorun, yele, dalgaya, yildiza, kuşa, saate sorun, her kaçan seye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her seye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yildiz, kus, saat hemen verecektir karsiligini: "sarhos olma saatidir. zamanin inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhos olun durmamacasina! sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz..
charles baudelaire
Sağolasın.
ilaven için.
teşekkürler
Ne demek.. bir de üstüne sen teşekkür ediyorsun, asıl o teşekkür bana ait..
niye vay vayladıydın emmi???
hatta vayyyy vayyy vayyladıydın??
odun herif ne olcak.. cık cık cık..
yoldaşa kim saldırmş yaaw..bi haber wer etiket aç ne bileyim:P
sağol be yoldaşşş!
:)
bu doğruyu maalesef sadece biz ve bizim gibi bilinci açık insanlar biliyor.
onların da her türlü kaynakları ve imkanları varken bizlerin gösterdiği çabayı öğrenme, araştırma keşfetme çabasını göstermeyip kolay olanı seçmeleri, bir de üstüne kendileri gibi olmayanları 'deli', 'manyak', 'anormal' şeklinde yaftalamaları... esasında bütün bunlar tamı tamına meydanda işte:) ama adına demokrasi denilen bişey bu mahlukları adamdan sayıyor garip ki..
evet, şeklen insan, kabul ediyorum:D fiziki özelllikleri şeklen insan ama zeka yapıları ve bakış açıları, bi de üstüne dile getirdikleri tamamen başka bişey :)) konuşan mahluk, tehlikeli mahluk... en duygudan yoksun hayvan türü bile elbette daha kıymetli bu mahlluklardan benim gözümde.
Not: ben gerçeği takip ederim. gerçek=düşüncelerim :)
tüm uzun bıyık kısık göz camiasına sesleniyorum kurtları ve köpekleri bu kadar sahiplenmenz çok güzel ama arkadaşıma dokunmayınız!
pitbull'la alakalı bir etiket altında ciddi ciddi kıyamet koptu arkadaşlar.. :) tüm gün süren bir tartışma.. tek başıma ben ve bir grup faşist ruhlu tip arasında.. sonuç bu birkaç tipin ahlaksız ve dayanaksız yorumlarının ve hesabının silinmesi...bilmiyorum ki, belki de kendi sildi... :)) ronisize'ın da dangalaklığını işfa ediyorum ahan burdan:D
ilse,pepuq ve rasputin, teşekkürler ;) tabii özellikle ilse ve pepuq:)
ohh blog gibi oldu vallahi de billahi:D
yarın bigün albüm basarsam teşekkürler kısmına koyabilirim:PPP
doğruya üstün gelemez kimseee:D
sn nabersin kız : ) muniyyyyse reyis :P :D
reis.. evet evet.. :D
öpesim var yavrular yavrusu
noldu kız bayadır yoksun yada ben :D
haftasonu yalan mı oldu noldu?pjeyim
yağmur geliyo mu havadurumu ne diyor :D
sosyomatın mesaj boxunba eşşeğin siki girsin 10 saatir gönderemedi gerizkelı site
hep snei burda mı yakalayacam kuzum :)
yine yeniden saygılar.
Hoşgelmişsiiiin. valla iki kelam etmeden gittin sandım.
[img][/img]
Şahane bir şarkı! unza unza time. Emir babanın grubunun işi :)
hastasiem hastasiem sözlerinin a canem hastasiem ( :
Şaşkınım ayol:S
sözü göz diye şey ettiren..o benim işte o :D
sem sem:)
kapatmışsın kendini..
10000 cümlelik mesajım geri tepti, yıkıntısı ve sıkıntısı içindeyim...
Ben bişey yapmadıııım:((
mesajın da gelmemiş miii en çok ona üzüldüm:(((
pjpjaylinfan kendisine mesaj atılmasını istemiyor.
enteresan =S
öh artık profilini kurcaladıklarım arasında, 1 milyon etikete sahip yegane insan.
kasıyor çocuum açarken, biraz kırp kendini, bu kadar ilgili olma...
valla ne edeyim yav her bişey hakkında ilgin ve dolayısıyla bilgin olunca bööle doluyor sayfan işte napiyim ayolll
diymi.. her yönüyle kusursuza yakın 1 arkadaş sahibi oldum.. yaşasın.
sen benım profılıme ugramadın sanırım :D
Sus len küçükreis :D
etiket kardeşliğinin gücüüüüüüüüüüü,
power of sticker sisterhood
He valla gız
:D
bılmıyorum kardeş ya sıyırmaya az kaldı :) ılk ıntıhar haberımı söz sen alıcan sımdlıık özgur abımle bana en yakın sensın ; yanı burdan en yakın sensın :) sıyırırsam ılk senın haberın olur :)
hepimiz sıyırmışız allahıma:PP
arkadaşım ben sigortalık işlemlerini falan yapmaya geldiğimde kuyrukta beklettirme beni önlere al böyle bi faydanı görelim kafanın altına kırmızı kadife koymakla olmuor bu işler bi hayrını görüceksek bizde gir kpss ye yoksa git evde makarna pişir yani
bu müridi kaçırmayın mıllet :D
Eeee..haklı şimdi çocukcaaz .ablacıının ne kadar mühim bi şahsiyet olduğunu nassı şıp diye anlamış görüyonuz yani..
üştt pankçı arkadaşım senden çok kötü memur olur ama örgünle falan gidersin yani artık daireye 20 yıl sonra kalkar bakarsın kasnak gibi kalçan olmuş :D
:SS
Çüşş be! bu kadar da uluorta sölenir mi beya her şey :S
Hem ne örgüsünden bahsedion sen?? Yok olmadı ben dantel falan örerim, hatta nakışlar falan yaparım seyyar bi piko alıp daireye giderken.
:S
Hem sen kendine bak. Etleri yiyen, lıkır lıkır bira içen ben diilim :D
çok iyi bir memur yapacam onu. elele verip çalışmalara başlıyoruz haftaya ben izmire gidince.
Gördün mü bak motörhead dinleyen abi bana ders anlatıcekmiş, çok iyi bi memur olucekmişim,sen hayvancılık yapmaktan medet um, bi de kalk 'hayvancılık' yap yani, 'hayvancılık', hain seni! İnanamıyom listemde hayın besliom vayyyyy bu da mı gelecekti başımaaaa, vayyy dostlar görüyonuz muu hayın beslemişik listemizdeee
valal bilmeme benim içim dışım bir geldi aklıma söyledim ayrıca yerimde içerimde sende iç alla alla testiden bira ısmarlıyım sana soğuk soğuk
haytap.org....elinizin altından eksik etmeyin,hayvan hakkı ve bilinci için.
Bizzat et yiyen bir insandan duyduğum bir sözü yazıyorum. Ama bu kişi ne benim vejetaryen olduğumu biliyordu, ne hayvanlar hakkındaki hassasiyetimi. O çok önemli söz şu idi:
'Ben et yemek istemiyorum. Et yemek insanı vahşileştiriyor.'
barınağa gidelimmmmm ...bir pisi alalım... barınağa gidip bir pisi alıp nağpalığğğğğğğğm?
mıncık mıncık mıncık mıncık seveliğğğğm
Gel de gidelim. Örnekköy'de var bir tane barınak.
Işıkkent'te de varmış :(